Açıklama
Yasemin Olur, Golgota Sanayi Sitesi’nde kurmacanın sınırlarını zorluyor, gerçekle hayal arasındaki çizgi
bulanıklaşıveriyor; duygular bazen gözyaşında bazen dudak kenarında bazen kalp çırpıntısında gerçekliğe
dönüşüyor. Bir muz bir anda cinnetin ve cinayetin sebebi olabiliyorsa mandalina dilimleri de en büyük acıyı
resmedebiliyor. Dokuz yaşındaki vampirin yalnızlığı ile bir ebeveynin çocuğu üzerinden kurduğu gelecek
hayallerinin yıkılış ânı buluşabiliyor. Hasan Aga’nın diş ağrısı, çilek reçeline saklanmış kalp ağrısına
dönüşebiliyor. Bütün bunlar “Golgota”da, acının, kefaretin, kurban olmanın/vermenin, bireyin içsel
mücadelelerinin derin duygu ve temalarla ilişkilendirildiği gerçeküstü bir evrende yaşanıyor.
Baştan söyleyeyim, sevgili okur, sayfalar arasında ilerlerken bir anda farklı sözcük ve zihin oyunlarına dahil
olacaksın. Şaşıracaksın, korkacaksın, hüzünleneceksin, gülümseyeceksin de, bazen ama. Her öykünün sonunda
kendinle baş başa kalacaksın, son okuduğun öyküye bir daha bakacaksın, kafanı soldan sağa sallayıp iç
çekeceksin. Bir an önce ilk sayfayı çevirsen iyi edersin.